
Hαkkıмdα

BakMazsan BakMaM ==>MerakLı DeğiLm
KonuŞMazSan kOnUşMaM==>ÇeNeSi DüşüK DeğiLm
GüLmezSen GüLmeM==>DaLgaCı DeiLm
YaLanLarıNı DinLeMeM==>YaLaka DeğLm
MarKa MeraKıM vAr==>ŞekiLciYm
KaVga EdeRim==>KorKak DeğiLm
gÜzElİm DeMeM==>MankeN deĞiLm
ZüPer ZekaLıym DemeM==>BiLiM AdaMı DeğiLm
AtıP TutMaM==>KoLpa DeğiLm
GeZeriM ToZaRıM==>Ev Kedisi DeğiLm
ÇoK SüsLenmeM==>ArTist DeğiLim
GeL DemeZseN GLmeM==>YüSsüZ DeğLM
GiT DerSen KaLmaM==>AciZ DeğiLm
DüşeNi KaL
Kαtegσriℓer
Arkαdaşlαrıм
|
17/1/2009 - Test çözme teknikleri
Test çözmede üç unsur önemlidir. Bilgi : Öğrenme ile kazanılır. Tekrar ile pekiştirilir. Test çözme tekniğini kullanmanın temelini teşkil eder. Yorum: Öğrenilen ve tekrar ile pekiştirilen bilgi ile ilgili düşünce geliştirme veya bilgiye farklı açılardan bakabilme gücünü ifade eder. Test çözme tekniğinin geliştirilmesini sağlar. Hız: Kazanılan bilgiye ve elde edilen yorum gücüne ait problemlerin zaman kısıtlaması içinde çözülmesidir. Hız, test çözerken zamanı etkin bir biçimde kullanmanıza yardım eder. TEST ÇÖZERKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR: Her sorunun kendine has bir mantığı vardır. Test çözerken kendi mantığınızla değil sorunun mantığına göre hareket etmelisiniz. Ø Soru kökünün iyi okunup anlaşılması, daha sonra cevabın düşünülmesi gerekir. Soru kökü anlaşılmadan cevabı düşünmeye çalışmak hızı düşürür. Zaman kazanmak için soruyu okumadan cevap şıklarına koşmak sizi yanıltır. Ø Soruda sizden ne isteniyorsa ne eksik, ne fazla isteneni düşünmelisiniz. Bazı sorular sizin için çok kolay gelir ve cevabın böyle kolay bir şık olamayacağını düşünürsünüz. Oysa bazen böyle kolay sorular sormak da bu işin tekniğinin bir parçasıdır. Ø Her testte bilgi düzeyinizin altında ve üstünde sorularla karşılaşırsınız. Ancak testin genelini standart bilgi birikimi ve yorum gücü ile çözülebilecek sorular oluşturur. Sorulara önyargılı yaklaşmamalısınız. "Bu soru zor yapamam” “Bu soru kolay cevap x şıkkı" gibi zaman kazanmaya yönelik aceleci davranışlar kazanmak yerine kaybettirir. Ø Turlu Soru Çözme Yöntemi testteki her soruyu incelemenize yardımcı olur. Cevaplandırılmayan soruları soru kitapçığında bir işaret veya simge ile simgelendirmek o soruların ikinci turda daha kolay bulunmasını sağlar. Ø Hatalı okuma alışkanlıkları da önemli sorunlar yaşamanıza neden olabilir. Olumsuz bir ifadeyi olumlu olarak okumak soruyu veya cevabı hatalı düşünmenize sebebiyet verebilir. Ø İnsan psikolojisi soru içindeki ifadeleri olumlu yönde algılamaya eğilimlidir. Bu nedenle soru formlarında altı çizili veya kalın yazı karakterli ifadeleri daha dikkatli okumalısınız. Ø Soru kökünün veya soru metninin uzun oluşu sizin için daha fazla ipucu anlamına gelir. Bu nedenle uzun metinli sorular daha kolay çözülebilen sorular olarak algılanmalıdır. Ø Paragraf tipli sorularda genellikle paragraftan önce soru kökünün okunması paragrafın ikinci kez okunması zorunluluğunu önler. Soru kökünü okuyan zihin soruyu bu zihni hazırlıkla okuma eğiliminde olur. Ø Cevabı konusunda tereddüt ettiğiniz soruları gelişigüzel cevaplandırmak yarar değil zarar verir. Ø Cevap şıklarından sorunun çözümüne gitmek de test tekniğinde önemli bir yoldur. Yüzde yüze emin olmadığınız sorularda şıkları eleyerek doğru cevaba yaklaşabilirsiniz. Ø Cevap şıklarını elerken eğer 2 şıkka indirgeyebilmişseniz bunlardan birisini seçmenizde hiçbir sakınca yoktur. Ancak ikiden fazla şık cevap olabilecek nitelikteyse bu soruyu cevaplandırmamanız, en azından sınavın sonlarına doğru tekrar soruya dönmek üzere boş bırakmanız daha uygun olacaktır. Ø Test çözerken sorunun doğru cevabını bulmak kadar önemli bir diğer olay da cevap olamayacak şıkların tespit edilmesidir. Böylece çözüm alternatiflerini daha netleştirir ve doğru şıkka ulaşabilme hızınızı daha artırırsınız. Ø Lise giriş sınavları hem psikolojik gerilimi yüksek olan hem de içerik zenginliği bulunan sınavlardır. Bu sınavlarda test çözümünü sekteye uğratan en önemli unsurlardan birisi de sınav kaygısı ve bu yüksek kaygı düzeyinin soruları anlamayı ve problemleri çözmeyi zorlaştırmasıdır. Test çözümü esnasında testte yer alan konu içeriklerinin dışındaki düşünme konsantrasyonu bozar. Bu nedenle hangi testi çözüyorsanız zihinsel içeriğinizin de o konunun sınırları içinde olması gerekir. Ø Cevap şıklarında cevaba benzeyecek bazen iki bazen üç şık bulunur. Bunlara çeldirici adı verilir. Çeldiriciler ilk bakışta cevap gibi algılanabilir ama ufak bir zihinsel egzersizle doğru cevabı bulmanız mümkündür. Bu tip sorularda cevap genellikle soru metninde saklıdır. SORU ÇÖZERKEN DİKKAT ETMEMİZ GEREKEN BÖLÜMLER NELERDİR? Her şeyden önce yapmamız gereken soruya yaklaşırken kendi mantığımızla değil sorunun mantığıyla hareket etmemiz gerekmektedir.Çünkü her sorunun kendine has özel bir mantığı vardır. Ø Öncelikle sorunun okunup anlaşılması daha sonra cevabın düşünülmesi gerekir. Kesinlikle soruyu okurken cevabı düşünmeyin. Her iki durumun birbirinden ayrılması gerekmektedir. Ø Soru içinde geçen ipuçlarından yararlanmayı bilin. Bunlar; altı çizili, koyu puntoyla yazılmış, "tırnak içinde," değildir, olamaz, her zaman, hiç bir zaman, bütün, zaman zaman, yoktur, vardır, birbirinden farklı, birbirine benzer, eşdeğer, birden fazla, ayrı ayrı, iç içe, yan yana , ikisi bir arada, ana düşünce , yan düşünce, benzer düşünce , asla, genellikle, çoğu, vb. ipuçlarıdır. Ø Soru hakkında fazla bilgiye sahip değilseniz şıklardan yararlanın. Şıkları tek tek değerlendirerek elemeye çalışın. İçlerinden doğru cevabı kestirmeye çalışın. Eğer çok çelişkide kalıyorsanız boş bırakmanız daha iyidir. Çünkü her yanlış cevap hem kendini hem de doğru cevaplarınızı götürmektedir.Bu da netlerinizin düşmesine neden olmaktadır. Unutmayın ki her soru, her net önemlidir. Bir net sizi en az 20 000 kişinin üstüne de çıkarabilir altına da düşürebilir. Ø Soruları okurken hızınız kesecek olan dudak kıpırdatarak okumaktan uzak durun. Çünkü bu durum hızınızı kesecektir. Ø Ve her okuduğunuz kelimenin altını çizmeyin. Yapmanız gereken gözle okuma alışkanlığı kazanmanız ve okuma hızınızı arttırmanızdır. Ø Soruları okurken mutlaka kılavuz olarak kurşun kalem kullanın ve önemli ipuçlarının altını çiziniz. Öncelikle soru cümlesini okuyarak ne istiyorsa altını çizin ve aklınızdan geçirin. Sonra metin kısmını okuyarak soruda sizden istenen kelimelerin altını çizin. Daha sonra şıkları elemeye başlayın. Ø Uzun paragraf sorularını cevaplandırırken soru cümlesini okuduktan sonra paragraftan bir cümle okuyarak şıkları eleme yöntemini kullanın ve bunu paragraf bitene kadar devam ettirin. TEST ÇÖZERKEN KODLAMA KONUSUNDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR Test çözümünde kodlama da önemli bir yer işgal eder. Soruyu kitapçık üzerinde çözmüş olmak o soruyla olan işinizin bittiği anlamına gelmez. Soruyu doğru çözmek kadar optik forma doğru kodlamak da önemlidir. Kodlama her sorudan sonra yapılmalıdır. Bu asla bir zaman kaybı değildir. Çünkü Kodlama için geçen süre bir ölçüde dinlenme sürenizdir. Bu zaman dilimi içinde bir soru ile olan zihinsel bağınızın koparır, bir başka soruya geçmek için zamanın geldiğini düşünürsünüz. Bu bilinç dışı bir faaliyettir. Ayrıca sınavın ilerleyen diliminde boş bir cevap kağıdı görmek yerine dolu bir cevap kağıdı görmek kendinize olan güveni sağlamanıza yardım eder. Zaman kazanacağım diye kodlamayı sona bırakmak sınav sonrası yorgunluk ve dikkat dağılmasının fazlalığı sebebiyle hatalı veya eksik kodlama riskini artırır, kaydırma yapmanıza yol açar. Her yıl %0,5 adayın kaydırma hataları nedeniyle mağdur olduğunu unutmayınız. TEST ÇÖZERKEN ZAMANLAMA KONUSUNDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR Testi iyi çözmek için sadece doğruları bilmek yeterli değildir. Verilen zaman dilimi içinde bu doğruları bulmanız gerekir. Bu nedenle her bir soruya ne kadar zaman harcamanız gerektiği baştan planlanmalıdır. Ø Çok sorulu testlerde "Turlu Soru Çözme Yöntemi" bilinen soruların çözümünü hızlandırır. Bilinmeyen sorularla zaman kaybını önler. Aynı zamanda zorluk derecesi biraz yüksek olan sorulara bakmayı ve bu sorular için daha fazla zaman kullanımını sağlar. Ø Zaman kazanmak için soru metni ve kökünü okumadan cevap şıklarına koşmak sizi yanılgılara düşürebilir. Ø Soruları okurken hızınızı kesecek davranışlar olabilir. Örneğin sesli okuma alışkanlığı, dudak kıpırdatarak okumaya çalışmak, okunan her ifadenin altını çizmek gibi. Hızlı okuma tekniklerini kullanmalı ve sınav öncesi okuma egzersizleri ile okuma hızınızı artırmalısınız. Ø Sınavda zaman kullanımını en fazla zora sokan bildiklerimiz ve bilmediklerimiz değil, biraz bildiğimiz ya da tereddüt ettiğimiz sorulardır. Bu nedenle soru ile inatlaşmak "bu soruyu çözmezsem ölürüm" mantığı bu testin sonunda hüsrana uğrama riskini artırır. HIZLI OKUMA TEKNİKLERİ Sınavda hızlı okumak öğrenciye hem zaman hem de daha az yorularak daha fazla soru yapma şansı verir. Okuma hızınızı arttırmak için şu tekniklere dikkat edilecek hususlar; Ø Göz mesafesi okunacak materyalle göz arası en az 30 cm olmalıdır. Ø Gözle okuyarak, dudaklar kıpırdatılmamalıdır. Ø Sorular okunurken başka bir şey düşünülmemeli, o tür düşünceleri düşünmek için kendinize başka bir zaman ayırın ve o zamanda düşüneceğiniz yönünde kendinize telkinde bulunun. Ø Çok parlak ve yetersiz ışıkta okuma yapılmamalıdır. Işığın geliş yönü sol arkadan olmalıdır. Ø Kafa hep aynı seviyede tutulmalıdır. İleri geri sallanılmamalıdır.Dik oturulmalıdır. Sağa -sola veya öne fazla eğilmemelidir. Bu durumlar gözün çok çabuk yorulmasına ve satırlar arasında kaymalara neden olabilir. Ø Okurken mutlaka kılavuz olarak kalem kullanılmalıdır ama okunan her kelimenin altı çizilmemelidir. Çok önemli kelimelerin ve ipuçlarının altı çizilmelidir. Ø Okuma yapılırken gözler zaman zaman dinlendirilmelidir. Şöyle ki; Okuma yaparken gözlerinizi ara sıra kaldırıp uzak cisimlere bakmalıyız. Ø Gözler ara sıra açılıp kapatılmalıdır. Bu göz kaslarının dinlenmesini ve baş ağrısını önleyecektir. Ø Okuma sırasında belirli zamanlarda kısa süreli aralar vermek gerekir. Bu arada kan dolaşımını hızlandıracak teknikler (elleri sallamak, boynu hareket ettirmek vb.) kullanılmalıdır. Ø Okuma amacınızın olması okuma hızınızı arttıracaktır. Ne okuduğunuzu, niçin okuduğunuzu, ne bulmak istediğinizi bilerek okumak. Ø Okunacak malzeme hakkında daha önce bildiklerimizi aklımızdan geçirmemiz faydalıdır. Ø Okuma mekanındaki ısı sıcaklığı ne çok soğuk ne de çok sıcak olmalıdır. Ø Kelimeleri tek tek okuma yerine gruplandırarak okumalıyız. Hızlı okuma hem anlamayı kolaylaştırır hem de daha az yorulmamıza neden olur. Bir diğer faydası da dikkatimizi daha çok toplamamıza yarar. |
DarkPark
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

|
7/1/2009 - ZararLı aLışkınLıkLar...
ZARARLI ALIŞKANLIKLAR Hangi Maddeler Bagimlilik Yapar? Afyon, afyon türevleri, morfin, kodein, eroin; bunlar aliskanlik tutsaklik bagimlilik yaratir. Günülük yasami sürdürmek için mutlak alinmasi gereklidir. Alinan miktarin günden güne artirildigi görülür. Kestirildikten 4- 5 Saat sonra yoksunluk belirtileri ortaya çikar. Barbiturat tipi uyku ilaçlari, alkol ve sükunet veren trankilizanlar bulunmaktadir. Bunlar bagimlik yapar. Kesildiklerin de, 20 – 24 saat içinde yoksunluk belirtileri görülür. Amfetamin ve diger uyaricilarin yaptigi aliskanlik sonucu geçici ve kalici ruhsal bozukluk ortaya çok sik çikar. Bu bozukluklar sizofreniye çok benzer. Hallüsinasyon yaratan LSD, meskalin gibi maddelerde esrara benzer tipte bagimlilik yapar. Güncel olarak ülkemiz için sorun olan maddeleri el kol disinda iki grup içinde toplayabiliriz. A – Tedavi amaciyla kullanilan, eczanelerde satilan ilaçlar; • Barbituratli ilaçlar • Barbituratli agri kesiciler • Yatistirici ilaçlar • Afyonlu ilaçlar • Kodeinli öksürük ilaçlari • Uyaricilar B – Tedavi amaciyla kullanilmayan, kaçak olarak satilan maddeler: • Esrar • Eroin • Kokain • LSD • Uyaricilar Bagimliligin Önlenmesi: Gençleri alkol, uyusturucu ve uyarici maddelere karsi korumak ve tedavi olan bagimlilarin yeniden bu tür maddeleri kullanmasini engellemek için bos zamanlarin iyi ve yararli biçimde degerlendirilmesi gereklidir. Özellikle gençlik çaginda dinlenmenin, eglenmenin, bos zamani degerlendirmenin ruh sagligi ilkelerine uygun biçimde yapilmasinin kisilik gelisimine olumlu ve önemli katkilari olur. Bu nedenle ilkögretimde ve ortaögretimde çok sinirli olan kol faaliyetleri yaygin egitimin bir parçasi olarak genisletilmeli ve etkin duruma getirilmelidir. Ayrica, okullarin çesitli olanaklarindan, beden egitimi ve toplanti salonlarindan, ögrencilerin ve çevre gençlerinin devamli yararlanabilecegi çözümler getirilmelidir. |
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

|
6/1/2009 - Türkçede Zaman EkLeri
TÜRKÇEDE ZAMAN EKLERİ
ŞEKİL VE ZAMAN EKLERİ
Şekil ve zaman ekleri, fiil kök veya gövdesinin karşıladığı hareketi şekle ve zamana bağlayan eklerdir. Demek ki bu ekler bir şekil, bir de zaman ifade ederler. Şekil ifadesi hepsinde, zaman ifadesi ise ancak bir kısmında vardır. Şekil; fiilin kullanılışta sokulduğu kalıp demektir. Fiiller kullanılışa çıkmak, şahıslara bağlanmak için iki kalıba girerler. Bunlardan biri bildirme kalıbı, diğeri ise tasarlama kalıbıdır. Kip, fiilin çekim kalıbı demektir. Türkçe’de dokuz çekim kalıbı vardır. Dokuz fiil kipi vardır. Bu kipler ve kalıplar ikiye ayrılır: a) Bildirme kipleri b) Tasarlamakipleri
a) Bildirme Kipleri:
Bildirme kipleri gerçek hareketleri haber veren kalıplardır. Bildirme kalıbı haber kalıbıdır. Dokuz fiil çekiminden beşi bildirme kipleridir. Bunlarda gerçekleşmiş, gerçekleşen veya gerçekleşecek bir hareketi haber vermek bahis konusudur. Onun için haber kipleri de denir. Bu haberin içinde zaman da vardır. Yani, hem haber, hem zaman ifade ederler. Şu halde, bu kiplerde çekim ekleri şekil olarak haber, bildirme; zaman olarak da beş tane zamanı ifade ederler, bunlar; geniş zaman, şimdiki zaman, görülen geçmiş zaman, öğrenilen geçmiş zaman ve gelecek zamandır. Zaman ifadesi, şekil ifadesinden daha belirgindir. Onun için bunlar zaman adları ile tanınırlar.
b) Tasarlama Kipleri:
Tasarlama kipleri gerçek olmayan, tasarlanan, tasarıda olan, tasavvurda olan hareketleri ifade için kullanılan fiil kalıplarıdır. Bunlara dilek kipleri de denir. Bu çekim kalıplarında zaman ifadesi yoktur, yalnız şekil ifadesi vardır. Tasarlama kipleri dört tanedir ve bunlar: Şart, emir, istek, gereklilik ifade eder ve bu adlarda anılırlar.
A) BİLDİRME KİPLERİ ( Haber ve Zaman Kipleri )
1- Geniş Zaman ve Ekleri :
Bu zaman şekil olarak bildirme, zaman olarak da geniş zaman ifade ederler. Bu eklerde üç zaman ifadesi vardır; her zaman, geçmiş zamanla şimdiki zamanı içine alan bir zaman ve gelecek zaman; her zaman yaparım, bugün yaparım örneğinde ve “ Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım” mısrasında bu manalar vardır. Ayrıca geniş zamanda bir süreklilik ve yapabilme ifadesi de vardır. Bugün iki geniş zaman eki vardır: 1. –r 2. –ar, -er Bugün umumî geniş zaman eki -r ‘dir. Fiillerin büyük bir kısmına bu ek getirilir.
ye-r açıl-ı-r ver-i-r de-r bil-i-r oku-r başla-r gör-ü-r patlat-ı-r
-ar, -er ise tek heceli fiillere, fakat bunların büyük bir kısmına getirilen geniş zaman ekidir.
yap-ar kes-er öt-er kaç-ar gid-er yaz-ar koş-ar dür-er dön-er
Geniş zaman çekimi, zamir menşeli şahıs ekleri ile yapılır. Bu şöyledir:
-r ile:
oyna-r-ım oyna-r-sın oyna-r oyna-r-ız oyna-r-sınız oyna-r-lar
-ar, -er ile:
yaz-ar-ım -er-im yaz-ar-sın kes-er-sin yaz-ar kes-er yaz-ar ız kes-er-iz yaz-ar-sınız kes-er-siniz yaz-ar-lar kes-er-ler
Geniş Zamanın Olumsuzu :
Geniş zamanın olumsuzunda diğer kiplerden çok farklı bir durum vardır. Diğer kiplerde aynı ek hem fiilin olumlusuna, hem de olumsuzuna getirilir: gel-di, gel-me-di gibi. Geniş zamanda ise ek sadece müsbet fiile getirilmekte ve menfî çekim -maz, -mez ve onun z’sinin düşmesi sonucunda -ma, -me ile yapılmaktadır. Bu çekim şöyledir:
gel-me-m yaz-ma-m gel-mez-sin yaz-maz-sın gel-mez yaz-maz gel-me-y-iz yaz-ma-y-ız gel-mez-siniz yaz-maz-sınız gel-mez-ler yaz-maz-lar 2- Şimdiki Zaman ve Eki :
Bu ek fiilin şimdiki zaman çekimini yapan ektir. Şekil olarak bildirme, zaman olarak şimdiki zaman ifade eder. Şimdiki zamanla beraber devamlılık fonksiyonu da vardır. “Her zaman yapıyorum.” gibi. Bu sebeple geniş zaman ifade edebilir. Bugün kullanılan şimdiki zaman eki -yor’dur. Bu ek aslında yorır “yürür” yardımcı fiilinin ekleşmesiyle ortaya çıkmış yeni bir ektir: geli yorır, gide yorır gibi. Bu ek de bugün, şimdiye kadar gördüğümüz bütün yapım ekleri gibi bir yardımcı sesle, bir yardımcı sessiz birleşir: başlı-yor, gel-i-yor gibi. Şimdiki zaman eki, taşıdığı “y” sesi dolayısıyla fiillerin düz, geniş, orta hece vokallerini değiştirir: bekli-yor ( bekle-yor ) , beklemi-yor ( bekleme-yor ). Şimdiki zaman çekimi de zamir menşeli eklerle yapılır. Bu çekim şöyledir:
al-ı-yor-um oku-yor-um al-ı-yor-sun oku-yor-sun al-ı-yor oku-yor al-ı-yor-uz oku-yor-uz al-ı-yor-sunuz oku-yor-sunuz al-ı-yor-lar oku-yor-lar
Yazı dilinde kullanılan ancak konuşma dilinde kullanılmayan ve kullanıldığı kelimeye şimdiki zaman anlamı veren, bir de “-makta, -mekte, -mada, -mede” ekleri de vardır. al-makta-y-ım al-makta-sın al-makta-dır (al-makta) al-makta-y-ız al-makta-sınız al-makta-dırlar
Bu iki çeşit şimdiki zaman arasında iki fark vardır: 1- -makta, -mekte şimdiki zamanı konuşma dilinde pek kullanılmaz, sadece yazı dilinde kalır. 2- -yor eki başlamamış, uzak şimdiki zamanı da bildirir. “ Yarın geliyorum.” cümlesinde olduğu gibi. –makta, -mekte ekinde ise başlamış bir hareket, mutlak şimdiki zaman ifadesi vardır. “Biraz sonra gelmekteyim” diyemeyiz. “Gelmekteyim” diyorsak hareket başlamıştır. Şimdiki zamanın olumsuzu -ma, -me ekleriyle yapılır. Olumsuzu ise; -ma,-me, -mu,-mü,-mı,-mi ile yapılır.
gel-mi-yor-um oku-mu-yor-um gel-mi-yor-sun oku-mu-yor-sun gel-mi-yor oku-mu-yor gel-mi-yor-uz oku-mu-yor-uz gel-mi-yor-sunuz oku-mu-yor-sunuz gel-mi-yor-lar oku-mu-yor-lar
3- Geçmiş Zaman :
Fiilin, hareketin geçmişte yapıldığını anlatan zamana denir. Bu zaman kendi arasında ikiye ayrılır: a) Görülen geçmiş zaman b) Öğrenilen geçmiş zaman
a) Görülen Geçmiş Zaman Eki :
Bu ek, fiilin görülen geçmiş zaman çekimini yapar. Şekil bakımından bildirme, zaman bakımından görülen geçmiş zamanı ifade eder. Bu zamanın diğer bir adı da “di’li geçmiş” zamandır. Görülen geçmiş zaman demek, meydana gelen olaya konuşanın bizzat şâhit olması, tanık olması durumunu ifade eder. Kısacası görülen geçmiş zaman, şâhit olunan geçmiş zamanı ifade eder. Görülen geçmiş zamanın eki bugün; -dı,-di,-du,-dü,-tı,-ti,-tu,-tü şeklindedir. Bu çekim baştan beri iyelik menşeli şahıs ekleri ile yapılır. Olumsuzu ise -ma,-me ile yapılır.
bil-di-m de-me-di-m bil-di-n de-me-din bil-di de-me-di bil-di-k de-me-dik bil-di-niz de-me-diniz bil-di-ler de-me-di-ler
b) Öğrenilen Geçmiş Zaman Eki :
Bu ek , fiilin öğrenilen geçmiş zaman çekimini yapan ektir. Şekil olarak bildirme, zaman olarak öğrenilen geçmiş zamanı ifade eder. Diğer bir ismi “miş’li geçmiş” zamandır. Öğrenilen geçmiş zaman demek, sonradan öğrenilen zaman demektir. Olayı sonradan duymuşsak veya biz onun sonradan farkına varmışsak bu çekimi kullanırız. Hareket olduğu zaman görmemişsek, bunu sonradan başkasından duymuşsak veya sonradan farkına varmışsak bu çekimi kullanırız. Öğrenilen geçmiş zaman a nlatılan, nakledilen zamandır. Bu zamanın eki -mış,-miş,-muş,-müş’tür. Olumsuzu yine -ma,-me ekleri ile yapılır. Bu fiil şekli de zamir menşeli şahıs ekleri ile çekilir, çekim şöyledir:
sev-miş-im doğ-muş-um bil-me-miş-im sev-miş-sin doğ-muş-sun bil-me-miş-sin sev-miş doğ-muş bil-me-miş sev-miş-iz doğ-muş-uz bil-me-miş-iz sev-miş-siniz doğ-muş-sunuz bil-me-miş-siniz sev-miş-ler doğ-muş-lar bil-me-miş-ler
Bugün çokluk birinci şahıslara -k, -k (ke) de sıçramıştır: Sev-miş-i-k, al-mış-ı-k ... gibi. Bu sıçrama ağızlarda çok görülür.
4- Gelecek Zaman ve Ekleri :
Bu ek, fiilin gelecek zaman çekimini yapar. Şekil olarak bildirme, zaman olarak gelecek zamanı ifade eder. Bu gelecek zaman belirli ve kesin gelecek zamandır. Bugün gelecek zaman eki -acak, -ecek şeklindedir. Olumsuzu -ma,-me ile yapılır. Bu fiil şekli de zamir menşeli şahıs ekleri ile çekilir ve çekim şöyledir:
at-acağ-ım uyu-y-acağ-ım uyu-ma-y-acağ-ım at-acak-sın uyu-y-acak-sın uyu-ma-y-acak-sın at-acak uyu-y-acak uyu-ma-y-acak at-acağ-ız uyu-y-acağ-ız uyu-ma-y-acağ-ız at-acak-sınız uyu-y-acak-sınız uyu-ma-y-acak-sınız at-acak-lar uyu-y-acak-lar uyu-ma-y-acak-lar
Başına “y” yardımcı sesi geldiği için bu ekin kullanılışında da telâffuzda orta hece değişikliği olur: başlı-y-acak ( başla-y-acak) , gülmü-y-eceğ-im ( gülme-y-eceğ-im). Ancak yazıda bu değişikliği göstermeyebiliriz.
B) TASARLAMA KİPLERİ
1- Emir eki 2- Şart eki 3- İstek eki 4- Gereklilik eki
1- Emir Eki :
Emir ekleri fiilin emir çekimini yapan eklerdir. Yalnız şekil ekleridir. Zaman göstermezler. Şekil olarak tasarlama ifade ederler. Bu ekler tasarlanan hareketin emirle yapılmasına işaret ederler. Kısaca emir gösterirler. Her şahsın ayrı bir emir eki vardır. Bu sebeple aynı zamanda şahıs eki durumundadırlar. Emir ekleri şunlardır:
Teklik 1. Şahıs: -ayım, -eyim 2. Şahıs: - 3. Şahıs: -sın, -sin, -sun, -sün
Çokluk 1. Şahıs: -alım, -elim 2. Şahıs: -ın, -in, -un, -ün, -ınız, -iniz, -unuz, -ünüz 3. Şahıs: -sınlar, -sinler, -sunlar, -sünler
Burada da ikinci şahısta ek yoktur. Ancak bu yeni bir durumdur. Eskiden bu şahsın da ekleri vardı ve “-gıl, -gil” idi. “gel-gil, ol-gıl” ...gibi. Bugün bu ek, ağızlarda yaşamaktadır. Çokluk ikinci şahısta ekin iki şekli, daha doğrusu iki ek vardır.
yap-ayım gör-eyim durma-y-ayım yap gör durma yap-sın gör-sün durma-sın yap-alım gör-elim durma-y-alım yap-ın, yap-ınız gör-ün, gör-ünüz durma-y-ın, durma-y-ınız yap-sınlar gör-sünler durma-sınlar Olumsuzu -ma, -me ile yapılır. “y” yardımcı sesi dolayısıyla orta hece bu çekimde de telaffuzda değişebilir: gitmi-y-eyim, olmu-y-ayım, başlı-y-ayım... gibi. Birinci şahısta benzer heceler yan tana gelince de hece düşmesi görülmektedir: söyleyim (söyleyeyim) ... gibi.
2- Şart Eki :
Bu ek, fiilin şart çekimini yapar. Yalnız şekil ekidir. Zaman göstermez. Şekil olarak tasarlama ifade eder. Tasarlanan hareketin şart şeklinde olduğunu bildirir. Kısacası şart ifade eder. Şart şekli hiçbir hüküm taşımaz. Tam bir tasarlama kipidir. Bu yüzden sadece yardımcı cümle yapar. Şart eki “-sa, -se” dir. Şart çekimi başlangıçta zamir menşeli şahıs eklerini alırdı. Sonradan görülen geçmiş zaman çekimine dönmüş ve iyelikli çekimde karar kılmıştır. Olumsuzu -ma, -me ile yapılır. Şart çekimi bugün şöyledir:
sor-sa-m yürü-se-m dur-ma-sa-m sor-sa-n yürü-se-n dur-ma-sa-n sor-sa yürü-se dur-ma-sa sor-sak yürü-sek dur-ma-sak sor-sa-nız yürü-se-niz dur-ma-sa-nız sor-sa lar yürü-se-ler dur-ma-sa-lar
Şart şekli bazen istek için de kullanılır. Bu kullanışta şart değil, temenni ifadesi bulunur: Bari yarın hava güzel olsa, biraz uyusan, dizinde ağlasam... gibi.
3- İstek Eki :
Bu ek, fiilin istek çekimini yapar. Yalnız tekil ekidir. Zaman göstermez. Şekil olarak tasarlama ifade eder. Tasarlanan hareketin istendiğini belirtir. İstek şeklinde bir tasarlama bildirir. Bugün istek eki -a, -e’dir. İstek çekimi aslında zamir menşeli şahıs ekleri ile yapılır. Ancak bu çekime iyelik tipi ekler de sıçramıştır. İstek çekimi şöyledir:
- - - ol-a-sın bil-e-sin gelme-y-e-sin ol-a bil-e gelme-y-e - - - ol-a-sınız bil-e-siniz gelme-y-e-siniz ol-a-lar bil-e-ler gelme-y-e-ler
görülüyor ki istek şeklinin bugün, edebî dilde birinci şahısları yoktur. Mevcut bu şahısları da çok nadir kullanılır. İstek şekilleri ortadan kalkmış gibi görülmektedir. Ama istek ifadesi devam etmektedir ve bu işi daha çok emir ekleri karşılamaktadır. Şart şekli de istek maksadıyla kullanılmaktadır. Buna karşılık ağızlarda bütün istek çekimi canlı olarak yaşamaktadır ve şöyledir:
gel-e-m bul-a-m gel-e-sin bul-a-sın gel-e bul-a gel-e-k bul-a-k gel-e-siniz bul-a-sınız gel-e-ler bul-a-lar
Edebî dilde istek şeklinin kullanıştan düşmesi, onun vazifesini emir şeklinin yüklenmesine sebep olmuştur. Bu yüzden emir ve istek şekilleri karışmıştır. Emir ekinde istek ifadesi bulunması da bununla ilgilidir. Bugün edebî dilde normal istek çekimi emir ve istek karışımı olarak şu tabloyu ortaya çıkarmaktadır.
bulun-ayım gülme-y-eyim bulun-a-sın gülme-y-esin bulun-a gülme-y-e bulun-alım gülme-y-elim bulun-a-sınız gülme-y-e-siniz bulun-a-lar gülme-y-e-ler
Olumsuzu -ma, -me ile yapılır:
açma-y-ayım açma-y-asın açma-y-a açma-y-alım açma-y-a-sınız açma-y-a-lar
Ancak kullanışta bu çekim de pek geçerli değildir. Çünkü ikinci ve üçüncü şahıslarda da buradakilerin yerine bulun, bulunsun... gibi emir ekleri geçmekte, bütün istek şekli emir eklerinin üzerine yüklenmiş bulunmaktadır.
4- Gereklilik Eki :
Bu ek, fiilin gereklilik çekimini yapar. Yalnız şekil ekidir. Gereklilik şekline bürünen bir tasarlama ifade eder. Gereklilik eki; -malı, -meli’dir. Yeni bir ektir, -ma, -me (fiilden isim yapma eki) ile -lı, -li (sıfat eki) nden oluşmuştur. Gereklilik çekimi de zamir menşeli şahıs ekleri ile yapılır. Çekim şöyledir:
yürü-meli-y-im aç-malı-y-ım yürü-meli-sin aç-malı-sın yürü-meli aç-malı yürü-meli-y-iz aç-malı-y-ız yürü-meli-siniz aç-malı-sınız yürü-meli-ler aç-malı-lar
Gereklilik kipinin olumsuzu -ma, -me ekleri ile yapılır:
yeme-meli-y-im alma-malı-y-ım yeme-meli-sin alma-malı-sın yeme-meli alma-malı yeme-meli-y-iz alma-malı-y-ız yeme-meli-siniz alma-malı-sınız yeme-meli-ler alma-malı-lar
İSİM FİİLİ
Yukarıdan beri gördüğümüz bu dokuz şekil ve zaman eki, bütün fiillerde kullanılır. Yalnız bir fiil vardır ki, o fiile bu eklerin hepsi getirilmez. O fiil “imek” fiilidir. “ i-” fiili Türkçe’nin ana yardımcı fiilidir. Bu fiile cevher fiili de denir. Ek fiil adı da verilir. “ i-” fiili güdük bir fiil olmakla beraber hem isimlerle hem de fiillerle kullanılır. Fiillerle kullanılınca birleşik çekim yapar: Bilmiş idi, gelse idi ... gibi. İsimlerle kullanılınca da onları isimleştirir. İsimleri fiilleştirdiği için bu fiile isim fiili diyoruz. Güzel idi, iyi imiş ... gibi. Bu fiil çok defa i- kökü düşürek kullanışta eklenir.
1- İsim Fiilin Şimdiki Zamanı ve Ekleri :
İsim fiilin şimdiki zamanı tamamıyla ekleşmiştir. Bu ekleşmede i- fiilinin eşi olan tur- ( dur- ) yardımcı fiilinin de kalıntıları vardır. Şimdiki zaman ekleri şöyledir:
Teklik 1. Şahıs : -ım, -im, -um, -üm 2. Şahıs : -sın, -sin, -sun, -sün 3. Şahıs : -dır, -dir, -dur, -dür
Çokluk 1. Şahıs : -ız, -iz, -uz, -üz 2. Şahıs : -sınız, -siniz, -sunuz, -sünüz 3. Şahıs : -dırlar, -dirler, -durlar, -dürler -tırlar, -tirler, -turlar, -türler
Görüldüğü gibi eklerin çoğu isim fiilinin kendisi düşünce geriye kalan şahıs ekleridir. Ancak bu ekler bugün isim fiilinin yerini tutarak fiil gibi kullanılmaktadır.
yorgun-um evde-y-im yorgun-sun evde-sin yorgun-dur evde-dir yorgun-uz evde-y-iz yorgun-sunuz evde-siniz yorgun-durlar evde-dirler
Bunlardan üçüncü şahıs ekleri kullanışta düşebilir: Çocuk yorgun(yorgundur), hava güzel(güzeldir) ... gibi. Çokluk üçüncü şahısta bazen de çokluk eki öne alınır: evde-lerdir, değil-lerdir ... gibi. Bu ekler haber verme fonksiyonundadırlar. Onun için bu eklere kısaca “ bildirme kipleri ” denir. Bildirme ekleri vurgusuzdur. Vurguyu kendilerinden önceki heceye atarlar.
2- İsim Fiilin Görülen Geçmiş Zamanı ve Ekleri :
İsim fiilin görülen geçmiş zamanı şöyledir:
i-di-m i-di-k i-di-n i-di-niz i-di i-di-ler
Kullanışta fiilin kökü çok defa düşer ve ekleşme olur: güzel-di, korkunç-tu, hasta-y-dı (hasta-y-idi) ... gibi.
3- İsim Fiilin Öğrenilen Geçmiş Zamanı ve Ekleri :
Çekimi şöyledir:
i-miş-im i-miş-iz i-miş-sin i-miş-siniz i-miş i-miş-ler
Geçmiş zamanda olduğu gibi bunlar da kullanışta ekleşir: değil-miş, yorgun-muş ... gibi.
4- İsim Fiilin Şart Çekimi :
Çekimi şöyledir:
i-se-m i-se-k i-se-n i-se-niz i-se i-se-ler
İSİM FİİLİN OLUMSUZU
İsim fiilin “imemek” şeklinde bir olumsuzu olmaz. Bu sebeple mecut çekimlerinin olumsuzu değil edatı ile yapılır : değil-im, değil-dir, değil-di, değil-miş, değil-se-ler, değil-se-niz ...gibi.
FİİLLERİN BİLEŞİK ÇEKİMLERİ
İsim fiillerin mevcut şekilleri fiil çekimlerine de getirilir. İsme gelince onu fiilleştiren bu ekler fiil çekimlerine de birleşik çekim yaparlar. Birleşik çekimde bir asil fiilin, bir de isim fiilinin iki çekim eki üst üste gelir, yahut iki fiilin iki çkim şekli arka arkaya sıralanır. Birleşik çekimin üç kipi vardır: hikâye, rivayet, şart. Dördüncü olarak kuvvetlendirme ve ihtimal de birleşik çekim sayılabilir. Birleşik çekimde çok defa i- fiil kökü düşer. Ancak düşmediği de görülebilir: gelmiş idi, geldi ise, geliyor imiş... gibi.
Hikâye :
İsim fiilinin görülen geçmiş zamanı ile yapılan birleşik çekimdir: geliyor-du-m, gelmiş-ti-m, gel-di-y-di ... gibi. Bunlarda isim fiilinin hikâye eki olmakta ve hikâye ifadesi vermektedir. Emir hariç bütün kiplerin hikâyesi vardır. Hikâyede asıl çekim önce söylenir. Eki: -dı,-di,-du,-dü,-tı,-ti,-tu,-tü’dür.
gel-di-y-di-m gel-di-y-di-n gel-di-y-di gel-di-y-di-k gel-di-y-di-niz gel-di-y-di-ler (gel-di-ler-di)
Rivayet :
İsim fiilinin öğrenilen geçmiş zamanı ile yapılan bileşik fiildir: bil-i-r-miş-im, bil-miş-im, bil-miş-miş ... gibi. Bu çekimdeki isim fiilinin eki, rivayet ifade eder ve rivayet eki adını alır. Eki: -mış, -miş, -muş, -müş’tür. Görülen geçmiş zaman ile emir kipinin rivayeti yoktur. Diğer çekimlerin rivayeti vardır.
gör-ecek-miş-im gör-ecek-miş-sin gör-ecek-miş gör-ecek-miş-iz gör-ecek-miş-siniz gör-ecek-miş-ler (gör-ecek-ler-miş)
Şart :
İsim fiilinin şartı ile yepılan bileşik çekimdir. Bu çekimde isim fiilinin eki şart ifade eder ve şart eki adıyla zikredilir. Emir, şart ve istek çekimlerinin şartı yoktur. Diğerlerinin şartı vardır. Eki: -sa, -se’dir.
gel-ecek-se-m gel-ecek-se-n gel-ecek-se gel-ecek-se-k gel-ecek-se-niz gel-ecek-se-ler (gel-ecek-ler-se)
TÜRKMEN TÜRKÇESİNDE ZAMANLAR
Geçmiş Zaman ( Öten Zaman Forması ) a) Bilinen geçmiş zaman: Türkiye Türkçesindeki gibi; -dı, -di, -tı, -ti şekli ile yapılır. Geçmiş zamanın şahıs ekleriyle kullanılışı şöyledir:
Yönkeme Düyp İşlik Zaman Goşulması Şahıs Ekleri (şahıs) (fiil kökü) (zaman ekleri)
Men azgırıl dı -m Sen azgırıl dı -n Ol azgırıl dı - Biz azgırıl dı -k Siz azgırıl- dı -hız Olar azgırıl- dı -lar
Zamanın olumsuz şekli -ma, -me ile yapılır. Azgırıl-ma-dı-m Azgırıl-ma-dı-n Azgırıl-ma-dı Azgırıl-ma-dık Azgırıl-ma-dı-hız Azgırıl-ma-dı-lar c) Öğrenilen geçmiş zaman: Bu zaman için-pdir(-pdır eki kullanılır) Örnek .Alıpdırın (almışım) Alıpdırsıh Alıpdır Alıpdırız Alıpdırız Alıpdırsıhız Alıpdırlar Öğrenilen geçmiş zaman için üçüncü şahıslarda –mış, -miş eki de kullanılabilir Örnek :Azgırılmış Halımsıramış...gibi
Şimdiki Zaman ( İşliklerinin Hazırki Zaman Forması )
Türkmence’de şimdiki zaman ekleri -yar, -yer’dir.
Bazı durumlarda şimdiki zaman, geçmiş ve gelecek zamanı da içine almaktadır. Cümlede gelecek zamana ait bir kelime varsa işin sonra gerçekleşeceğini ifade eder. Örnek : Biz ertir stadionda yarış geçiryariz (biz yarın stadyumda yarışacağız.) Ol hazırkı zaman hem ulanılyar(o şimdi kullanılıyor.) Yehe bir aydın egzamenler başlayar(bir aya kadar sınavlar başlıyor.) Anlatılan şeyin daha etkili olabilmesi için çoğu zaman çoğu kez geçmiş zaman yerine kullanılmaktadır. Örnek :Gız hem onu halavyar (kız da onu seviyor) Şahıs zamirleri ile kullanılması : Men halımsıra-yar-ı-m (üzülerek konuşmak) Sen halımsıra-yar-sın Ol halımsıra-yar Biz halımsıra-yar-ız Siz halımsıra-yar-sız Olar halımsıra-yar-lar Şimdiki zamanın olumsuzu -ma, -me ekleri ile yapılır:
Men halımsra-ma-yarım Sen halımsıra-ma-yar-sın Ol halımsıra-ma-yar Biz halımsıra-ma-yar-ız Siz halımsıra-ma-yar-sınız Olar halımsıra-ma-yarlar Şimdiki zaman Türkmence de “yörmek, durmak, oturmak, yatmak” fiilleriylede yapılabilir. Örnek: alıpyör,okapyörüs, alıpotır, ggelipyatır Gelecek Zaman ( İşliğin Gelecek Zaman Forması )
Fiillerin sonuna -ar, -er veya -cak, -cek ekleri getirilerek yapılır. Gelecek zaman eki iki çeşittir:
a) Kesin Gelecek Zaman b) İhtimali Gelecek Zaman
a) Kesin Gelecek Zaman : Gelecekte kesin olacak bir hareketi ifade için kullanılır. Fiillerin sonuna -cak, -cek ekleri getirilerek yapılır. Örnek : Men gıgıracağım (ben bağıracağım) Olumsuzu “değel” kelimesiyle yapılır. Örnek: men gıgıracak değel. b) İhtimali Gelecek Zaman : Gelecekte olacağı kesin olmayan fiiller için kullanılır. Olayın olması ihtimal dahilindedir. Olabilir de, olmayabilir de... Bu tür olaylar için bu fiil kullanılır. Fiillerin sonuna -ar, -er ekleri getirilerek yapılır. -a, -e harfleri ile biten fiilere ihtimali gelecek zaman eki getirildiğinde -a, -e harflerinden biri düşer, diğeri ise uzun okunmaktadır. Başla-er=başlaar (başlayacak) İşle-er=işleer (işleyecek) Örnek: men salasal-ar-ı-m (söylemek) Sen salasal-ar-sıh Ol salasal-ar Biz salasal-ar-ız Siz salasal-ar-sıhız Olar salasal-ar-lar Olumsuz şekli -ma,-me ekleri ile yapılır. Örnek : men alma-rım Sen almar-sıh Ol alma-z Biz almaz-ız Siz almaz-sı-hız Olar almaz-lar İhtimali gelecek zamanın olumsuz şeklinde -a ve -e harfleri yazılmaktadır. Üçüncü tekil ve üçüncü çoğul şahıs ekleri (z ) ye dönüşmektedir. Şart : bir işin yapılması için başka bir olayın yapılması gerektiğini anlatmak için kullanılan şekildir Şart kipi “-sa, -se” ekiyle kurulur. Örnek: Sıpmak (kurtulmak) Sıp-sa-m Sıp-sa-h Sıp-sa Sıp-sa-k Sıp-sa-hız Sıp-sa-lar Çokluk ikinci şahıs çekiminin sonuna “-lan, -län” eki getirilerek “nezaket ve rica” anlamı verilir. Örnek: Sıpsa-hız-lah(kurtuluverin)
Gereklilik :
İki türdür. Birinci türde şahıs zamirleri ve -malı, -meli eki kullanılır. Örnek: Men tapmalı (ben bulmalıyım) Sen tapmalısıh Ol tapmalı Biz tapmalıyız Siz tapmalısıhız Olar tapmalılar İkinci türde -malı(dır), -meli(dir) eklerinin arkasından şahıs eki getirilir. Örnek: tapmalıdırın tapmalıdırsıh tapmalı tapmalıdırız tapmalıdırsıhız tapmalı Emir : Her şahıs için ayrı bir ek vardır. Örnek: düşeyin (ineyim) Düşğin Düşsün Düşelin Düşsühler
Tekil 1.şahıs ve 3.şahıs, Türkiye Türkçesi’nde olduğu gibi istek ifadesi de taşır. Teklik 2.şahıs “al” a(ğın) (al) şekillerinde olabildiği gibi, -ay, -äy ekiyle de yapılabilir. Çokluk 1.şahısta çok tipik bir durum vardır. “Alalîn, okâlîn” ikiden çok kişi için kullanılır. Yani; “İkiden çok kişi alalım, okuyalım” demektir.
Olumsuzluk :
Olumsuzluk eki -ma, -me’dir.
Bazı kiplerin olumsuz çekimi Türkiye Türkçesi’nden farklıdır. Bunlar aşağıda gösterilmiştir. Belirsiz gelecek zamanın olumsuzu 1. ve 2.tekil şahıslarda -mar, -mer ; 3.tekil ve çoğul şahıslarda -maz, -mez ile yapılır. Örnek: Elleşmerin(tokalaşmam) Elleşmersin Elleşmez Elleşmeriz Elleşmersihiz Şahıs zamirleriyle çekilen kesin gelecek zaman ile gereklilik kiplerinin olumsuzu “däl” (değil) kelimesiyle yapılır. Türkmen Türkçesi’nde şimdiki zamanın olumsuzluğu için kullanılan değişik bir şekil vardır. Bu şöyledir: Örnek: Hoşlaşamook (vedalaştığım yok) Hoşlaşahook Hoşlaşamzook (vedalaştığımız yok) Hoşlaşahzook Hoşlaşanooklar Bu şekil “hoşlaşanım yok” ifadesinden kısaltılmıştır. Yeterlilik ( İktidar) Şekli ( Fiili ) :
Türkiye Türkçesi’ndeki gibi “bilmek” fiiliyle yapılır. Fakat asıl fiile -a, -e değil de -p zarf fiil eki getirilir. Olumsuz çekimde olumsuzluk ekini yardımcı fiil alır. Örnek: Alıpbilmes(alamaz), okaapbilmedi (okuyamadı) ... gibi
BİLEŞİK ZAMAN ÇEKİMLERİ
Türkmen türkçesinde iki tane bileşik zaman vardır bu Türkiye Türkçesi ile aynıdır Türkiyi Türkçesinde olduğu gibi:Fiil+zaman eki+bileşik zaman fiil eki+şahıs eki ,formülü ile elde edilir. a) Hikâye Bileşik Zaman :
Fiil çekimlerinin hikâyesi -dı, -di ekiyle yapılır. Örnek : Aylanyaardım aylanyaardıh[m1] Alyanyaardı Alyanyaardık Alyanyaardıhız Alyanyaardılar Ünlüden sonra araya “y” kaynaştırma harfi girmez: Örnek: alsadım (alsaydım) Şahıs zamirleriyle çekilen gelecek zaman ve gereklilik kiplerinin hikâyelerinde şahıs ekleri kullanılır: Örnek: Topulcaktım (yiriyecektim) Topulcaktıh Topulcaktı Topulcaktık Topulcaktıhız Topulcaktılar Bu iki fiilin olumsuzu “däl” (değil) kelimesiyle yapılır: Örnek: Topulcak däldim (yürümeyeceektim) Gereklilik şekli: Örnek: Topulmalı däldim (yürümemeliydim) Gereklilik hikâyesi için “-makçıdı” eki de kullanılır: Örnek: Almakçıdım (almalıydım) Öğrenilen geçmiş zamanın hikâyesi için -di eki -p ekinden sonra gelir: Örnek: Alıpdım (almıştım) Ancak, öğrenilen geçmiş zamanın hikâyesinde -p yerine -an, -en eki de kullanılır: Örnek: Alandım (almıştım) , Alandı b) Rivayet Bileşik Zamanı :
Fiil çekimlerinin rivayeti “eken” (imiş) kelimesiyle yapılır. Kelimenin çekimi şu şekildedir:ekenim ,ekenih, eken, ekenik, ekenihiz, ekenler Rivayet çekimi için daha önce gördüğümüz kip eklerine “eken” kelimesinin yukarıdaki çekimi ilave edilir: alar ekenim (alırmışım), alar ekenih, gelmeli eken(gelmeliymiş), gelmeli däl eken (gelmemeliymişim) Öğrenilen geçmiş zamanın rivayetinde -an, -en eki ve “eken” kelimesi kullanılır: Örnek: Sınlayan ekenim (bakmışmışım),sınlayan ekenih “-p” ekiyle kurulan öğrenilen geçmiş zamanda ise -miş ekiyle rivayet yapılır. Örnek. Sınlapmış (bakmışmış)... gibi Şimdiki zamanın rivayetinde de -miş eki kullanılır: Örnek: Sınlayaarmışım (bakıyormmuşum) Sınlayaarmışın Sınlayaarmış Sınlayaarmışık Sınlayarmışıhız Sınlayarmışlar
TÜRKMEN TÜRKÇESİYLE TÜRKİYE TÜRKÇESİNİN
ZAMANLARININ KARŞILAŞTIRILMASI
Türkiye Türkçesi ile Türkmen Türkçesinin zaman bakımından karşılaştırılmasına bakarsak, genelde şekli açıdan farklılıkların olduğu, mana bakımından ise çok az farklılıkların bulunduğu görülmektedir. Biraz daha açacak olursak; her iki lehçede de kipler, bildirme kipleri ve tasarlama kipleri olarak iki ana gruba ayrılmaktadır. Her ne kadar Türkmen Türkçesi’nde açık açık bu genel başlıklar kullanılmasa da içerik olarak bunun böyle olduğu görülür. Diğer taraftan bileşik zamanlar her iki lehçede de bulunur ve yaklaşık aynıdır. Bu ayniyetler de iki lehçenin tarihi bağlarının çok açık delilidir. Şimdi bu iki lehçenin zaman çekimlerini ve anlamlarını tek tek karşılaştırmaya çalışacağız.
A) BİLDİRME KİPLERİ
Türkiye Türkçesi’nde ve Türkmen Türkçesi’nde bildirme kipleri, bildirdikleri anlam bakımından aynıdır ama çekimlendikleri şekil bakımından farklıdır.
|
2/1/2009 - İnternet!
İnternet’in Sırrı:
İnternet nedir? Tüm dünyada, birbirleri ile bağlantılı bilgisayarların, kendi aralarında bilgi paylaşmasıdır.
Peki internet kim tarafından bulunmuştur? Bir grup Amerikan askeri tarafından, altmışlı yılların sonlarında, birbirleri arasında bilgi alışverişinde bulunmaları amacı ile yaratılmıştır. İlk başlarda APARnet, seksenlerin sonunda ise NSF olarak adlandırılan bu sistem, Amerikan hükümetinin savunma girişimleri için, ülkenin herhangi bir yerinde bulunan 5 bilgi merkezinin, birbirleri arasında bağlanarak iletişim kurmaları sağlanmaktaydı. Ama doksanlı yılların başlarında, farkedilen büyük bir ilerlemenin ardından , internet bütün dünyada hızla ilerleyip, bugünkü son halini almıştır.
İnternet’in kelime anlamı nedir? "Internet" sözcüğü, İngilizce'de "uluslararası ağ" anlamına gelen "international network" sözcüklerinin birleştirilmesinden oluşmuştur. Bu uluslararası ağın çekirdeğinde birbirine yüksek hızlı bağlantılarla bağlı, sürekli çalışır haldeki bilgisayarlar (sunucular) vardır. Gerek telekomünikasyondan sorumlu devlet kuruluşları, gerek özel şirketler çeşitli ülkelerde bu bağlantıyı sağlayan ana omurgaları (backbone), yani ana iletişim hatlarını kurarlar. Bu omurgalardan Internet servis sağlayıcılara, şirketlere, üniversitelere ve daha önemlisi diğer ülkelerdeki omurgalara bağlantılar yapılmıştır. Bunların kendi aralarında da pek çok irtibatları vardır ve böylece çok bağlantılı bir "ağ" oluşmuştur.
İnternet nasıl çalışır? Dünya üzerindeki milyonlarca birbirine bağlı bilgisayar olduğunu düşünürseniz bu bağlantı tesadüfen olmaz elbette. Biraz teknik olan bu konuyu kısaca açıklayalım. Aradığınız bilgilere kolayca ulaşabilmeniz için bu bilgilerin tutulduğu bilgisayarlara ve bu bilgisayarlar içindeki alanlara birer adres verilmiştir. Sizin bilgisayarınızın da bir adresi vardır. Bu işlemi basitçe anlatırsak, telefon numarasını çevirip bağlandığınızda, aslında o ISS'de yer alan bir sunucu bilgisayara bağlanıyorsunuz demektir. Bu sunucu bilgisayar, bağlantı sırasında kullandığınız kullanıcı ismi ve şifrenize göre elindeki boş adreslerden birini (örneğin 212.172.195.135 gibi) Internet Protokolü (IP) numarasını bilgisayarınıza atar. Siz de Web sitelerine, e-posta kutularına bağlanırken aslında bir adres belirtiyorsunuzdur.
İnternetde neler yapılır? E- posta gönderilir, Dosya iletişimi yapılır, Gerçek zamanda karşılıklı gibi konuşulur, Bir internet sayfası yaratarak bilgi dağıtılır, Müzik yüklenir.
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

|
2/1/2009 - TRT'den Resmi Açıklama
TRT'den Resmi Açıklama
 TRT, bugün resmi olarak web sitesinde Moskova'da yapılacak 54. Eurovision Şarkı Yarışması için Türkiye adına Hadise'nin seçildiğini açıkladı. Hadise, besteci, söz yazarı, aranjörü ve şarkı dilini kendisi belirleyecek. 54'üncü Eurovision şarkı yarışması Mayıs ayında Moskova'da yapılacak. TRT, yarışmada Türkiye'yi temsil edecek sanatçıyı belirledi.
Şarkıları ile dillerden düşmeyen ve kısa zamanda hem Avrupa'da hem de Türkiye'de büyük hayran kitlesi olan Hadise, bu yılki Eurovision temsilcimiz... Geçen sene "Mor ve Ötesi" Deli isimli şarkılarıyla Türkiye'ye 7'ncilik getirmişti. Yarı finalden katılacağımız bu yılki yarışmada ilk heyecan 12 ya da 14 Mayıs'ta yaşanacak. Eurovisionda final heyecanı ise 16 Mayıs'ta... Sanatçı belli oldu, sırada eurovisionda seslendireceği şarkının hazırlığı var... Hadise, çalışmak istediği besteci, söz yazarı ve aranjörü kendisi belirleyecek. Şarkıyı seslendireceği dili de kendi seçecek.
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

|
<- -> |

Arama Motoru

Banner
İstastik
|
|